09 Mayıs 2009

Milliyetçilikte son nokta

Bu toplumdaki milliyetçi dürtülerin nereye vardığının belki de en çarpıcı örneği geçen gün yolda yürürken ayağıma takıldı.

Boyu 10, eni 8 santimetrelik ufak bir kart bu. Yolda yerde duruyordu. Alıp baktım. Ön yüzünde, açıkta hiçbir nokta bırakmamacasına bayrakla kaplanmış bir Türkiye haritası. Altında da şu yazı:

"VATAN, BAYRAK, MİLLET bir bütündür, ancak üzerinde insanı insan yapan değerler var oldukça yaşar."

Ne düşünürsünüz? Bu kartı kim hazırlamış olabilir? Ülkü ocakları? Alperenler civarından birileri? Ulusalcılar? Bölücülüğe karşı bir uyarı? Siyasi parti? Yoksa ordu ayar mı çekiyor? Kim gelir aklınıza?

Haliyle benim de aklımdan elektrik hızında ilk bunlar geçti. Fakat hemen o yazının altındaki "... APT. Yönetimine" ibaresini görünce afalladım. Sonra kartın arkasını çevirdim. Bu kartı hazırlayanların yanında benim hayalgücümün ne denli kısır olduğu gerçeği bir tokat gibi patladı suratımda.

Elimde, bir ilaçlama şirketinin, apartmanlara ilaçlama teklifi sunmak için hazırladığı, posta kutularına atılan türden bir kart tutuyordum. Kartın arka yüzünde, apartmanın hangi kısımlarının ilaçlanacağı, bedelinin 70 lira olduğu, adres ve şirketin kendini öven cümleleri gibi ayrıntılar yer alıyordu.

Herkesin duyabileceği bir sesle "oha!" dediğimi hatırlıyorum.

Anlamadım. Ve hala anlayabilmiş değilim. Şirket neden bu milliyetçi giysiyi kullanmıştı? Nasıl bir mantık silsilesiyle hazırlandı bu kart? Apartmandaki böceklerle vatanın bölünmez bütünlüğü arasında ne alaka vardı? Toplumdaki milliyetçi tepkilerin artık her türlü mantık silsilesini by-pass ederek oluştuğunu biliyordum. Türk deyince kuyruğunu sallayan, Kürt deyince havlayan birer Pavlov köpeği haline getirildiğimiz ortadaydı. Ama iş buraya kadar mı varmıştı? İşi böcek öldürmek olan bu şirket, hizmetini pazarlarken neden milliyetçi mesaj kullanma gereği duymuştu?

Zihnimin hala umudunu yitirmemiş yanı, cümledeki "Ancak"a takılıverdi. Acaba bir ayrıntıyı gözden mi kaçırıyordum? "Ancak" zarfı, bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatmak için kullanılırdı. Cümlenin "ancak"tan önceki kısmına karşıt bir düşünce mi söz konusuydu da ben mi anlamamıştım? Yani şunu mu demeye getiriyordu bu çılgın ilaçlama şirketi: Vatan, bayrak, millet, bunlara eyvallah, ama yetmez, o vatanın üzerinde insanı insan yapan değerler var oldukça bunlar anlamlıdır. Diyelim ki mesaj bu. Ama gene ne alaka? Çünkü eğer böyleyse, şirket, eksik olanı kendisinin sunduğunu iddia ediyor olmalı. Bu şirketin işi ne? Apartmanlardaki böcekleri öldürüyor...

Yoksa ben, bu ülkedeki gelişmelerde artık mantık aranmaması gerçeğini yeterince kavrayamamış mıydım?

Yoksa bu ilaçlama şirketi müthiş bir şark kurnazlığı mı yapıyordu para kazanmak için?

Eğer mecbur kalsam, hangisini tercih ederdim: Apartmandaki böcekleri mi, yoksa bu ilaçlama şirketini mi?

Ve zavallı Gregor Samsa, niye böceğe dönüşmüştü?
Mustafa Konur, 9 Mayıs 2009

Hiç yorum yok: