24 Ocak 2010

Götteki gülücük

Bir alttaki "evet, aynen, hasssiktir!" yazısına yorum yazan iki kişi, ne yapmaya ve ne yapmamaya çalıştığımı -bilinçsizce de olsa- fark etmiş görünüyorlar.

" Adsız 1:

romantik mi?ben buna "abartılmış komedi" der ve götümle gülerim.

Adsız 2:

ben de "abartılmış komedi" demem de, "dram dram dram" derim ! ne kadar bayılıyoruz şu leş gibi kokuşmuş edebiyata! hayır belki dilindeki şu yapmacıklıktan kurtulsa birilerini ikna edebilecek ama...hâlâ "mavi gözlü sarışın melek"lerle robotlaşmış bitakım sinirleri uyarmaya çalışıyor. ne kadar yalancı sahtekar katlanılmaz yaratıklarız... "


"abartılmış komedi"ye de eyvallah, "dram dram dram"a da. lakin ben, Adsız 2'nin şu "yapmacıklıktan kurtulsa birilerini ikna edebilecek" lafına takıldım. takıldım, çünkü, ancak "hakikat"e erdiklerine inananlar başkalarını "ikna" etmeye çalışırlar. şükürler olsun böyle bir vehim bende yok. gelgelelim, Adsız 2, gazete deyince 'hakikat vaz eden' köşe yazarlarının, tartışma deyince ekrandan geçen 'kurtarıcı sesler korosu'nun anlaşıldığı bir toplumun mamulü sonuçta. haliyle kendisi de ikna edilmek istiyor ya da en azından, meseleyi "ikna etmek ve edilmek" üzerinden kavrayabiliyor. eylemek yerine eylenmeyi tercih etmeye hakkı var elbet. şayet böyleyse, doğru yer burası değil. Recep, Deniz, Devlet, Ertuğrul, Oktay, Can, Ruhat, Fatih, İlker, Kenan; yani Hale Lale Jale ve Bütün Mahalle orada onu bekliyor.

beni en iyi -ve vücudunun en doğru yeriyle- Adsız 1 "hissetmiş": "yaradan"ın biçtiği işlevine hapsolmuş götünüzde ben gülücükler açtırabiliyorsam ne mutlu bana! bu denli ciddiye alınmaya kim kayıtsız kalabilir? daha ne isterim!

Mustafa

Hiç yorum yok: